Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye, ECOWAS tarafından Nijerya’nın Abuja kentinde düzenlenen Nisan zirvesinde Sahel’deki askeri hükümetler ile blok arasında özel arabulucu olarak atanmıştı. Dakar için bu bir ilk anlamına geliyordu.
Senegal, 2020’de darbeler başladığında AES ülkelerine karşı yaptırımları destekleyen ve bunların uygulanmasında işbirliği yapan ülkeler arasındaydı. Mali ile uzun bir sınırı paylaşan ve denize kıyısı olmayan bu ülke için kilit bir ticaret yolu olan Senegal, Nijer’in devrik başkanı Mohamed Bazoum’u görevine iade etmek için askerî harekât tehdidinde bulunan Nijerya ve diğerlerine katılmıştı. Bu politikanın mimarı eski Başkan Macky Sall’dı. Yeni cumhurbaşkanının seçilmesi ülkenin dış politikasında önemli bir değişime işaret ediyor. Faye şu ana kadar Sahel boyunca mekik diplomasisi yürüttü. Bamako’da Mali Cumhurbaşkanı Asimi Goita ve Ouagadougou’da Burkina Faso Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı İbrahim Traore ile görüştükten sonra, cuntaları ECOWAS’a yeniden katılmaya ikna etme konusunda ihtiyatlı bir iyimserlik ifade etmişti. Bu husus gerçekçi olmasa da en azından bu ülkelerin yeniden ECOWAS ile işbirliği zeminine gelebileceğine dair bazı ışıklar da vermişti.
Senegal: ECOWAS ve AES Arasında
Senegal, on beş ülkeden oluşan ECOWAS’ın dördüncü büyük ekonomisidir. Yakın zamanda açık denizde keşfettiği petrol ve doğalgaz ile madencilik potansiyeli bölgesel etkisini arttırmıştır. Çalkantılı bir seçim öncesi döneme rağmen Senegal bölgenin en istikrarlı ülkelerinden biri olmaya devam ediyor ve ECOWAS’ın askeri yönetim görmemiş iki ülkesinden biri. Bu faktörler Senegal’in arabulucu olarak güvenilirliği açısından kilit önem taşımaktadır.
Günümüzde Fransız karşıtı ve solcu fikirlerle kampanya yürüten bir parti tarafından yönetilen Senegal’in yeni hükümeti, Fransız ordusunu ve diplomatlarını sınır dışı eden cuntalara daha sempatik görülüyor. Sonuç olarak, Başkan Faye’nin sadece askeri rejimler tarafından değil aynı zamanda destekçileri tarafından da memnuniyetle karşılanması muhtemeldir. ECOWAS, Senegal’in yeni yönetiminin güçlü yönlerinin farkına varmış durumda ve hiçbir azalma belirtisi göstermeyen anlaşmazlığı ele alırken bundan yararlanmayı hedefliyor.
Başkan Faye’nin karşı karşıya olduğu en önemli zorluklardan biri Sahel’de artan Rus etkisi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, bölge başkentlerine yaptığı ziyaretlerden birkaç gün sonra Gine, Burkina Faso ve Çad’a uğrayarak bölgeyi gezdi. Mevcut haliyle Rusya, Batı Afrika’daki bölünmüşlüğün çözümüne yardımcı olmakla ilgilenmiyor. Doğal kaynaklara erişim ve diplomatik destek karşılığında eski Wagner özel silahlı kuvvetleri ve diğer askeri destek yoluyla koruma sağlayarak askeri rejimler için ana can simidi görevi gören Moskova, bölgesel anlaşmazlıktan fayda sağlıyor. Bu durum Faye’nin işini zorlaştırıyor çünkü cunta hükümetleri Rusya’yı müzakereler için daha iyi bir alternatif olarak görebilir. Şimdilik öncelikleri yeni rejimlerin korunması ve Rusya da bunu sağlamaya istekli.
JNIM ve diğer aşırılık yanlısı grupların Mali, Burkina Faso ve Nijer’deki saldırılarının yeniden canlanması ve Fildişi Sahili, Togo ve Benin gibi kıyı ülkelerine doğru genişlemesi bölgesel aktörler için en önemli endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Böyle bir saldırı seyri bölge kamuoyunu AES’in güvenliği yeteri kadar sağlayamadığı fikrine yakınlaştırabilir.

ECOWAS’ın darbe liderlerinin bloğun denetlediği seçimlere katılmasını engelleyen protokolü cuntalar için büyük bir engel teşkil ediyor. Günün sonunda ülkelerinin siyasi geleceğinin bir parçası olarak kalmayı hedefledikleri için ECOWAS’tan ayrılmak onlara bu kısıtlamaları aşma özgürlüğü veriyor. Kendi çıkarlarını korumaya kararlı cuntalar ile kurallarını esnetmeye isteksiz bir blok arasında arabuluculuk yapmak büyük bir çaba gerektirecek ve Dakar için önemli bir zorluk teşkil edecektir. ECOWAS ile cunta liderliğindeki devletler arasında, dış etki veya bölgesel jeopolitikte değişimler olmaksızın hızlı bir çözüm olasılığı pek mümkün görünmüyor. Rusya’nın desteğini arkasına alan askeri rejimler, dış baskı olmaksızın ECOWAS’a yeniden entegre olmaya direneceklerdir.
Bu aşamada yeni üyeliklerin söz konusu olmasını orta ve uzun vade olarak değerlendirmek gerekir. Orta vadede Fransız karşıtı rüzgârın en sert estiği Çad’ın AES’in bir parçası olacağını düşünüyorum. ECOWAS’ın içi boş tehditleri devam ederse ve Rusya’nın etkisinin emperyal bir tehlike oluşturmayacağı kanısı hâkim gelirse Senegal için de uzun vadede aynı senaryo mümkün.