Hamas ile İsrail arasında bir ateşkes ilan edilmesi, bölgedeki şidetli çatışmaların durdurulması ve taraflar arasında geçici bir barış ortamının sağlanması anlamına geliyor. Peki bu ateşkes anlaşması iki taraf için hangi alanlarda etkili olacak?

Alınan bilgilere göre anlaşma şu başlıkları içeriyor:
- Silahlı şiddetin durdurulması: Her iki taraf da sınırlar boyunca askeri operasyonlarına ve saldırılarına son verecek.
- Sınır geçişlerinin açılması: Gazze şeridi ve İsrail arasındaki sınır kapıları insani yardım, ticaret ve göçmenlerin geçişine olanak tanıyacak şekilde açılacak.
- Tutsak değişimi: Tutuklu bulunan Filistinli ve İsrailli tutsakların karşılıklı olarak serbest bırakılması.
- Uluslararası yardım: Özellikle Gazze şeridindeki insani krizle başa çıkmak için uluslararası yardımın girişine izin verilmesi.
- Ekonomik iyileştirme: Gazze şeridindeki ekonomik koşulların iyileştirilmesi amacıyla ticaret ve altyapı projelerinin başlatılması.
- Güvenlik garantileri: Her iki tarafın da sınırları boyunca güvenliğin sağlanması için uluslararası denetim ve gözetim mekanizmalarının kurulması.
İsrail hükümetinin Perşembe günü anlaşmayı oylaması bekleniyor. Bu arada Hamas’ın geçici lideri Halil El Hayya Çarşamba günü yaptığı açıklamada İsrail’in Gazze’deki hedeflerine ulaşamadığını söyledi ve 16 aydır süren saldırının Tel Aviv için siyasi açıdan çok maliyetli bir yıpratma savaşına dönüştüğünü öne sürdü.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres Çarşamba günü yaptığı açıklamada, anlaşmanın Gazze’ye insani yardım ulaştırılmasını engelleyen önemli güvenlik ve siyasi engelleri ortadan kaldıracağını umduğunu söyledi. BM’nin anlaşmanın gerektirdiği şekilde yardım sevkiyatını arttırmaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Anlaşmanın ayrıntıları, İsrail güçlerinin Gazze’nin kuzeyinden kademeli olarak çekilmesini ve İsrail’deki Filistinli tutuklulara karşılık Hamas ve diğer silahlı gruplar tarafından tutulan esirlerin serbest bırakılmasını içeren altı haftalık bir ilk ateşkes aşamasının altını çiziyor.
Anlaşma detaylarına göre ilk aşamada Gazze’de tutulan 33 İsrailli esir serbest bırakılacak, bunlardan dokuzu hasta ya da yaralı. İsrail ise 8 Ekim 2023 tarihinden itibaren tutuklu bulunan 1,000 Filistinliyi serbest bırakacak. 33 esir arasında 50 yaşın üzerinde çok sayıda erkek bulunacak ve bunlar 1’e 3 oranında müebbet hapis cezasına çarptırılmış Filistinliler ve 1’e 27 oranında diğer cezalara çarptırılmış Filistinliler karşılığında serbest bırakılacak.
İsrail’in savaş öncesinden bu yana Gazze’de tutulan Hişam el-Sayid ve Avera Mengistu, Gilad Şalit esir takası anlaşması kapsamında 2011 yılında serbest bırakıldıktan sonra yeniden tutuklanan 47 Filistinli ve 60 Filistinli mahkûm karşılığında serbest bırakılacak. İsrail ilk aşamada Gazze Şeridi’nden çekilmeye başlayacak ve Netzarim Koridoru ve Kuveyt kavşağı da dâhil olmak üzere nüfusun yoğun olduğu bölgelerden doğuya doğru ilerleyecek. İsrail güçleri Gazze sınırından 700 metre geri çekilecek, ancak İsrail’in belirleyeceği beş lokal nokta dışında bu mesafe 400 metre daha artacak. Gazze’nin Mısır sınırı boyunca uzanan 14 km genişliğindeki Philadelphi Koridoru’nda ise İsrail ilk aşamada kuvvetlerini tampon bölgeden çekecek.
Orta Doğu uzmanı Aaron David Miller, ateşkesin şiddetin durması açısından önemli bir adım olduğunu, ancak kalıcı bir barış için daha fazla diplomatik çaba gerektirdiğini belirtiyor. Diğer taraftan, analist Tareq Baconi’ye göre ateşkesin Gazze’deki insani durumun iyileştirilmesi için kritik ancak uzun vadeli bir çözüm öncesinde sadece geçici bir rahatlama sağlıyor.
Öte yandan Gazze’deki insani ihtiyaçlar düşünüldüğünde en kritik hususlardan birinin insani yardımın Gazze’ye girmesi olarak düşünülüyor. Nitekim bölgede yaşayanların %80’inden fazlası insani yardıma muhtaç durumdadır. Gıda güvenliği açısından, halkın %68’i yeterli ve dengeli beslenememekte, %40’ı ise ciddi şekilde gıda güvensizliği yaşamaktadır. Su kaynaklarına erişim, nüfusun %60’ı için büyük bir sorun olup, temiz suya erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Sağlık hizmetleri de ciddi şekilde zarar görmüş durumdadır; sağlık tesislerinin %50’si ya tam kapasite çalışamamakta ya da tamamen devre dışı kalmıştır. Elektrik kesintileri ise günlük yaşamı olumsuz etkilemekte, nüfusun %90’ı günde sadece birkaç saat elektrik alabilmektedir.
Ateşkesle birlikte sınır geçişlerinin açılması, insani yardım malzemelerinin ve sağlık ekiplerinin bölgeye daha hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşmasını sağlaması umuluyor. Ayrıca, su, gıda, ilaç ve temel ihtiyaç maddelerinin dağıtımının hızlanması da bölgedeki sivillerin yaşam koşullarını kısa vadede iyileştirecektir. Ancak, analistler, insani yardımın sürdürülebilir olması için ateşkesin kalıcı bir barış anlaşmasıyla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.